28 Şubat 2020

[ ]

Nereye haykıralım bu hüznü? Ruhumuz hüzünden lime lime oldu. Dünyadaki tüm kötülüklerin izlerini hissettim ruhumda tüm gün. Gözümü açtım her şey anlamsız geldi bir anda. Üstümüze hüzün yağıyor görmüyorsunuz. Bakışları kazınıyor zihnimize yiten gençliğin. Hiçbir şey olmamışçasınalığın vicdan azabı öldürüyor bizi. Ruhun bedeninden, ruhun robotlaşmış bedeninden tiksiniyor, bu irkilmeler hep bu yüzden, anlamıyorsunuz.

Aklımıza mukayyet aklımıza mukayyet. Ağlayalım. Ağlama zamanı.

18 Şubat 2020

Söyle Bahara Asıl Ben Merak Ediyorum; Nerede?

Malwina Kuna

Dear My Dear,

Bazen, bazı şeyler, keşke farklı olsa idi diyorum. Misal zeka, birinden etkilenmemde önemli bir etken olmasaydı. Misal birinin, gündelik hayatta kaç kelime ile konuştuğu, sesi ilgimi çekmeseydi. Kaşına gözüne vurulsaydım mesela. Ah Merkür, ah! 

Bu kadar fırıldak bir evrende hayatlarımızı kısır döngülere hapsetmemiz ne kadar doğru, ey insanlık sorarım size! Hani hapşırmadan bir iki saniye önce anlarsın ya hapşıracağını da beklersin ya. Beklersin de sonra kaçıverir ya hain... Bir olmamışlığın rahatsızlığı alıverir seni kısa bir süre. Bu tarz bir olmamışlık hissi ile yaşıyorum ne zamandır. Bir şey olacak hissediyorum; hatta olacak gibi oluyor da kaçıveriyor birden. Bu olmamışlık yaşamımın kendisi oldu diyebilirim artık. 

Öyle umurumda değil ki bazı şeyler, o kadar umurumda değil. Sürekli birinin sesini duyuyorum kafamın içinde şey diyor: Hani bırakmıştın bunların hepsini, hani sıradanlığın sadeliği? Hani hırslardan, egodan, şartlardan şurtlardan vazgeçişler, hani canımcım? Kafamın içinde söyleniyor sürekli. 

Dearest Dear!

Bazen, bazı ânlar, yaşıyor olduğumu hissediyorum. His mühim biliyorsun. Ki ne zamandır hissedemiyor idik. Hissedemiyor-uz hâlâ ya tam manası ile. Arada böyle olunca fark ediyorum ki ilaçlara, uykuya gerek kalmadan -50'lerdeki mutluluk seviyesi sıfırlara gelmiş. Ki biliyorsun 0 (sıfır) bizim için NŞA'dır, kabuldür hani. 

Canozan & Şenceylik - Seni Gördüm Rüyamda

Bugün bu şarkı ile denk düştük. Akşamdan beri 50 60 kez dinlemişimdir herhalde. Hani yaz-kış soruyormuş ya rüzgâra; bu kız nerede diye? Sonra bahar merak ediyormuş bir cevap  verseymiş ya artık, sırra kadem basmış neredeymiş ya? Çok çook çok sevdim!

6 Şubat 2020

Ama Yok


Bugün kendimi , a ciğerim söyle neyleyelim, sevmeyelim de taşa mı dönelim diye mırıldanırken buldum. Sonra dedim nerden geldi? Taş kalpliden! Acaba dedim taş mı kalpliyim? Taş kalp! Filört eylediğim beynen yolumuzu bir türlü ayıramadığı de bağlacı yüzünden ayırmam olabilir miydi, bunun sebebi? Cıks, değildir, değildir. Genel açıdan bakınca öyle gözükmüş olabilir, ama canım kendimin açısından bakınca, topladığım verirler öyle demiyor. Anlaşamayacağını anlayınca. 
•
Yanlızlığına sığındı, sorgusuz sualsiz her türlü kabulü yapan teke. Yalnızlık yabanileştirir. 
•
Ölsem ya artık? 

Ay tutulacakmış yakınlarda... Bu enerjisizliğimin sebebi dolunaydır belki de. O kadar yorgunum ki... Ne kadar olduğunu tarif etmek için kelimeleri döküp saçmaya bile mecalim yok. O halde bu yazı neyin nesi, mi diyorsun? Aferin(!) de. Sen de yor beni, beni hiç mi hiç anlamayarak. Yoruldum. Yo rul dum. Mesele bu değil tam olarak. Yorulmak değil. Ne için yoruldum? Allah kahretsin, ne için yoruldum! 

Canım yanıyor, bedenim ağrıyor, ruhum ölüyor. Ben de ölsem ya artık? Aklımda yok, yapamadıklarım. Onlar ki, yaşamak mecburiyetinde devam edebilmek adına, oyuna dahil sanayım diye kendi kendime istiyormuş gibi yaptıklarım. Ben tamamım, gitsek ya artık? 
•
Aptal değilim. İlginizi fark ediyorum. Ama tepkisiz kalmayı seçiyorum. Mücadele ediyorum mesela kendimle, amaan n’olcak boş ver, bırak ne olacaksa olsun, diyorum; o kadar uğraşmak istemiyorum ki... İçimde çelişiyorum kendimle. Bu yorgunlukta uğraşmaya değecek biri mi ki, heh diyorum, tartıyorum bir. Cıks. Kendiliğinden değerli ve kaliteli kimseler istiyorum hayatıma. Artık kimseye değerini ben kazandırmak istemiyorum. Egosu kendinden büyük, vicdan ve iyilikten bihaber kimseleri eğitmek, onlara örnek olmak, onlara kendilerini anlama ve bulma noktasında ayna olmak istemiyorum. Neden? Çünkü yo rul dum. 

Sakinliğiyle beni yavaşlatan biri, acelecilikten kurtaran. (Antidepresan tarifi bu;)
•
Bazı imaları zaman sonra anlıyorum. Ne yazık ki çok çok zaman sonra... Sonra dönüp bakınca, “a benim saftirik kızım, ne diye ağzının payını vermedin ya da niye şöyle söylemedin, diye kendime sorular soruyorum. Sonra, gene ben, dönüp kendime kendimi savunuyorum: O zamanki koşullarda ve yaptığın kabullerde öyle bir imayı sezsem bile ona dair cevaplar vermem, savunmada bulunmam. Ki bunu yapmak o imayı ya da o imayı doğuran koşulları kabul etmek demektir. Yapmam.

Haklı. Haklıyız. 

Misal biri demiş ki çok sevdiğin biri varken hoşlandığın birinin yanına gider misin? Yanına gitmekle kasıt neydi, hatırlamıyorum. Hadi en uç fikirden yola çıkalım: Çok sevdiğim biri varken hoşlandığım biri olamaz. Birinin dahili olmuşsam hariçlere hiç bulaşmam. Şeytana da uymam. Siz benim nasıl sevdiğimi nereden bileceksiniz, hım? Onu da geçtim, vicdanım var benim, her ânımda hesap soran. Ama şöyle bir şey olur; çok severim ölüp ölüp dirilirim de bu sevginin nafile olduğunu bilirim, ortada dahillik de yoksa misal, o zaman birinden hoşlanmışsam (ki bu ahval ve şeraitte hoşlandığımı fark etmek benim için uzay bir olaydır) şansımı denerim; bakarım canım isteyecek mi? Bu minvalde bazı denemelerim olmuştur da canım hiç istememiştir, maalesef. Şimdi bu sorunun sorulduğu zamanı hatırlamaya çalışıyorum. Tamamiyle muhatabımdan bağımsız olduğumu hissettiğim ve artık sevmediğimi bildiğim bir zamandı. (Koşul ve kabuller) Soruyu hiç özelleştirmeden genelden cevaplamışımdır. Buna dair küfreder gibi kusmalarım (yazılarım) olmuşsa sağda solda, muhtemelen genel konuşmuş üstüme bile alınmamışımdır.

Ama kendime not: Bundan sonra böyle yapma, Fuck them all babe! 
•
Sen hiç, kör bir kuş gördün mü? Yazgısı uçmak olan bir canlı, hiç kör olabilir mi? Kör doğar ya da sonradan kör olur belki de. Ama peki yaşayabilir mi? Bir kuşun kör olduğunu anlayabilir miyiz ki o kısacık tesadüf eylemelerle? 
•
Duygusal olarak o kadar yaralanmışım ki, en ufak duygu kırıntımın etrafa saçılmasına müsade etmiyorum, etmiyormuşum yani, az önce fark ettim. Ah benim sevmeklerim! Nasıl da hor kullandılar sizi... 
•
Ben bu şarkıyı nerden bilir oldum laannn! Az önce ilk defa bildiğimi fark ettim; ama kadını ve sözleri ilk defa duyar gibi dinledim. Beynimiz çöppp lükkk oll muşş laaannnn!