"Beni niye sevmedin, niye sevmiyorsun?" diyeceğim insanlarım ya da iyeliksiz; insanlar var. İçimden sizden kaçmak geliyor her fırsatta. Sizi sevmemek ve sizi sevemiyor olduğum için size öfkelenmemek istiyorum. Bunu unuttuğumda normal, hatırladığımda cins/dengesiz oluyorum nazarınızda. Oysaki az değilim. Korkunuz talepkarlığımdan muhtemelen. Daima ve biteviye ve ölesiye sevilmekten korkuyorsunuz. Karşılık veremeyecek ve yetemeyeceksiniz diye ödünüz kopuyor. Mazallah sizin sevginizi yetersiz bulurum da sizden vazgeçerim diye mi bu cimrilik, bu korku?
Öldük, sizi sevmeyeceğiz diye ölüme revan olduk. Ama sonra yeniden doğurduk kendimizi; içimizdeki sevgiden. Ölümden korkmazdık hiç, "ölsem ya keşke...", "şu okunan selâ benim olsaymış ya keşke..." dediğimiz günlerimiz oldu, çokça. Ölmedik; ama öldük ölmeden. İnan en korkuncu buydu.
Şimdi, yeniden başlamışken korkuyorum ölmeden ölmekten. Aynı çöle düşüp susuz kalmaktan. İçimden kaçmak geliyor sizlerden ey insanlar, ey insanlarım!
Bu, bir, içgüdüdür hayatta kalmak için çığlık atan!