29 Ekim 2019
•
Nesrin Sipahi ~ Sensiz de Yaşanırmış
Bu şarkı, bir yerden ayrılmak üzere vedalaşırken arka planda çalıyordu; fakat ne olduğunu dinlemiyordum. Sonra birden “shazamladım” şarkıyı. Görünce ilk tepkim “Aa adaşım, çok severim Sipahi’yi!” Dinlemiyordum; ama sözler o kadar ayni frekanstaydı ki o anki düşüncelerimle, bilinçaltı civarından birileri, bana bu şarkıyı fark edilebilir hale getirdi.
•
Kimi ânlar var; magma kadar içten duyguların dile gelmek üzereyken minicik bir este yitip gittiği. Ve bazı, başka ânlar da var; gerçek hislerden bahsetmek için artık çok geç olduğunu buram buram hissettiğin.
Cümlelerim ne kadar da zorlama görünüyor öyle değil mi? Değil halbuki.
Kilitli odalar var içimde. Kimselerin, bir zamanlar o odaların sahibi olanların dahi girmeye izinli olmadığı, odalar var. Çoğul konuşuyorum; fakat onlarca değiller, bir elin parmağını geçmezler. Oysa içim bilmem kaç yüz odalı bir saray! Dost odaları, sevda odaları, kardeş odaları... Henüz bir sahibi olmamış sahibini bekleyen odalar da var; sayıca daha çok, karşılık beklemeden sevilecekleri yerleştireceğim.
Odalar konuşur böyle zamanlarda. Ben susarım onlar konuşur. Ağlar kimi, kimi sızlar, güler.
•
Bir şey var; olacak, bekliyorum. Hayr değil ama. Ve bekliyorum... Korkmuyorum; sadece beklemek canımı sıkıyor.
•
Rüyâmda öldüğümü gördüm geçenlerde. Pek de öyle korkunçlu değildi. Öldüm acı çekmeden, uykuya dalar gibi. Ve dirildim tekrar, uykudan uyanır gibi. Ölmek de değildi sanki, başka bir boyutta uyanmak gibiydi dirilişim. Gene hayatın içinde; ama aynı zamanda da dışında, ayrık.
•
Hiç affetmeyeceğim dostlarım var. Bu cümleyi kurduktan sonra onlar gerçek dostlarım mı, biz hâlâ sahiden dost muyuz diye sorguladım elbet. Yazık ki, boşluğa sorduğum bu soruya, dost acı söyler misali, kendime verdiğim cevap canımı daha da çok sıktı: “Dost değilsiniz ki... Ve artık, senin hiç dostun yok. Fark etmedin mi hâlâ? “ Bu kadar acı bir gerçeği ancak kendiyle dost biri söyleyebilir kendine. Bu kadar yalnız kalmayı nasıl başardın a benim kızım? Nasıl bu kadar kimsesiz kaldın? Neden bu kadar sevgisizlik?
Başa dönüyorum, sarı kum çiçeklerine.
•
Canımı çok yaktılar bugün Oh Darling! Ağlamaktan alamadım kendimi. Bıraksam hâlâ ağlarım. Yağmurlarla birlikte benim de ağlama sezonum açıldı. Aaaaah ! Bağırmak istiyorum, ses tellerim yıpranana kadar.
•
Magma demiştik değil mi? Her şey değişebilir ya da zaten olacak olan olur/oluyor/olmuştur; olmayacak olan da olmaz/olmuyordur/olmamıştır.
Her şey; ama her şey tersine dönebilir zamanla. Ters dediğin düze dönmüştür belki de artık.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder